15 Aralık 2020

Değerlendirme Webinarı

        09.12.2020 günü Yöremin Yemeği Annemin Emeği eTwinning Projemiz kapsamında, ortak okullarımız ile Proejemizin ilk 3 Ayını ve Bu Süreçte Gerçekleştirdiğimiz Etkinliklerimizi, Öğrenci Katılımlarını Değerlendirerek Gelecek Süreçte Neler Yapabilceğimizi ve Plandaki Faaliyetlerimizi Konuştuk



 

13 Aralık 2020

Türk Mutfak Kültürü - Ortak Miras

 


Türk mutfağına kültürüne ait harika bir program herkese tavsiye ederim.

Rize Mutfak Kültürümüz

RİZE MUTFAK KÜLTÜRÜ


            Rize mutfak kültürü son dönemlerde, halk kültürünün genelinde olduğu gibi dönüşümler geçirse de, özellikle köylerde geleneksel yapısını korumayı sürdürür. Bölgedeki tarım alanlarının darlığı ve iklim koşulları nedeniyle sınırlı sayıda sebze ve meyve yetiştirilmektedir ( Tarım alanları daha çok “çay” ve 1990’larla birlikte kısmen “kivi” yetiştiriciliğine ayrılmış durumdadır.). Arıcılık ve bal üretimi (Anzer Balı, Deli Bal) hala yaygınlığını sürdürürken, pekmez üreticiliği de (üzüm pekmezi, armut pekmezi/balı) devam etmektedir.
            Yöre mutfağının başlıca hammaddeleri mısır(mısır unu), kara lahana, fasulye, kabak gibi sebzelerin yanı sıra, Karadeniz denince akla ilk gelenlerden olan hamsidir. Bununla birlikte hayvansal gıdalar da (et ve süt ürünleri) Rize mutfağını zenginleştiren ve tamamlayan unsurlardandır. Yılın büyük bölümünde kapalı ve yağışlı bir havaya sahip olan Rize’de yiyeceklerin güneşte kurutularak saklanması pek mümkün olmadığından turşu ve salamura yapımı da ön plana çıkar.
 
📌Hamsikoli (Hamsili Ekmek) :📌
 
En az bir yıllık ayıklanmış salamura hamsiden yapılır. Kılçığı alınmış hamsi, elenmiş mısır unu ve bol yeşillik (pırasa, lahana, pazı, soğan, maydanoz…) birlikte yoğrulur. Karışıma içyağı veya tereyağı da konulabilir. Hazırlanan hamur tepsiye (eskiden “pleki”ye ) konularak pişirilir.
 
📌Muhlama:📌
 
Bazı yörelerde kuymak da denilen muhlama; mısır unu, tereyağı ve tel veren peynirden yapılır. Tereyağında kavrulan mısır ununa doğranmış peynir ve su ilave edilerek peynir eriyinceye kadar pişirilir. Sıcak olarak servis yapılır.
  
📌Hamsili Pilav:📌
 
Hamsinin kılıçları ayıklanır. Ayrı bir yerde pirinç, nane, karabiber, kuşüzümü karıştırılır ve hamur haline getirilir. Tepsinin bir kısmına önce bir sıra hamsi dizilir, ortaya hazırlanan karışım serilir. Üste yine hamsi dizilerek, fırına verilir.
 
📌Lahana Sarması:📌
 
 Malzeme olarak pirinç, soğan ve lahana yaprakları kullanılır. Pirinç yağda kavrulur, içerisine soğan eklenir ve kavurmaya devam edilir, ardından arzu edilirse baharat eklenir. Hazırlanan iç, haşlanmış lahana yapraklarına sarılır. Ayrıca sarmalara korkota (mısır tanesinin parçalanmış hali, mısır yarması) da ilave edilebilir.
 
📌Turşu Tavalı:📌
 
 Turşu tavalisi, fasulye turşusundan yapılır. Soğan zeytinyağında pembeleşinceye kadar kavrulur. Küpten çıkartılan salamura fasulyeler, suda bekletildikten sonra, sıkılarak kavrulmuş soğanın içine bırakılır. Birlikte kavrulup arzu edilirse baharat eklenir, bir müddet daha pişirilir. Soğuk ve sıcak servis yapılabilir.
 
📌Laz Böreği:📌
 
  Rize’de sevilerek yenilen ve yıllardır özel günlerin, düğünlerin, festivallerin ve çeşitli kutlamaların olmazsa olmaz tatlılarındandır.Bir hamur tatlısı olan Laz Böreğinin içine konulacak muhallebi, buğday unu, şeker, az tuz, yumurta ve süt karıştırılıp kaynatılarak hazırlanır. Sonra buğday unundan baklava yufkası gibi yufkalar açılır.Tepsiye önce dört adet yufka serilir, hazırlanan muhallebi üstüne yayılır,altı adet yufka daha serilir,tereyağı eritilip üstüne dökülür,kesilip fırına verilir,çıkarıldıktan sonra üzerine şerbeti verilir.
 
📌Enişte Lokumu:  📌
 
Rize genelinde yapılan evlenme gelenekleri içinde kaynanaların damatları için yaptıkları ve kızlarını her ziyaret edişlerinde bir bohça yapıp damat evine gönderdikleri bir pasta türüdür. Şeker, yumurta ve yoğurt bir kaba konur, şeker eriyinceye kadar karıştırılır, üzerine eritilmiş ılık tereyağı ilave edilir. Bu karışıma limon suyu ve karbonat da katıldıktan sonra un eklenir ve kulak mememsi kıvamında bir hamur elde edilir. Yumurta büyüklüğündeki hamur parçaları elle şekil verilerek lokum gibi uzatılır ve yağlanmış bir tepsiye dizilerek pilekide veya fırında pişirilir.
 
📌Mısır Ekmeği:📌
 
Yöresel yiyeceklerin temelinde genellikle mısır ve mısır unu bulunmaktadır. Mısır ekmeği pişirmenin iki safhası bulunmaktadır. Biri ekmeğin pişirileceği pilekiyi bu işe hazırlamak, ikincisi de ekmek hamurunu yoğurmak,
 
Pilekiler üç kiloluktan altı kiloluğa kadar küçükten büyüğe doğru sıralanır. Diyelim ki üç kiloluk pilekide ekmek yapmaya karar verdik; Tok bir ateş yakar, ateşin iki yanına demir ayaklar koyarız, pilekiyi ağzı aşağı olarak bu demirlerin üzerine yerleştiririz.
 
Ateş pilekiyi iyice kızdırırken bol köz ve kül de bırakır. Bu arada ekmek hamurunu sıcacık su ile yoğurmak için yanan ateşin kenarına bir güğüm su konur. Pileki ateşin üzerinde pişedursun, biz diğer yandan ekmek hamurunu hazırlarız. En eskilerde ekmek teknesi ağaçtandı ve çekme olarak yapılırdı. Ambardan üç kiloluk un alarak ekmek teknesine ekleriz. Tuz kalın olduğundan bir kaba konur ve sıcak su ile temizlendikten sonra eritilerek teknedeki unun ortasına dökülür, yeteri kadarda el yakan sıcak su ilave edilir ve hamur iyice yoğrulur. Bu arada sıcak su eli yakar ve hamur parmaklara yapışır. Bunun için hamuru yoğuran kadın, yanında bir sahanla bir miktar soğuk su alır ve zaman zaman elini bu soğuk suya batırarak ve parmaklarını temizleyerek işini tamamlar. Yoğurma işi bitince hamur yuvarlak hale getirilir ve tekneye konan bir tutam un üzerine gezdirilir. Bu unlar hamurun pilekiye yapışmasını önler. Ekmek hamuruna bir miktar şeker, bir miktar balli lobya unu, bir miktar zeytinyağı koymak ekmeğe tad verir. Süt ve yumurta da konabilir. Hamur tarif edildiği gibi yoğrulduktan sonra sıra pişirmeye gelmiştir.
 
Pileki, iyice piştiğine emin olunduktan sonra (Pişmiş Pilekinin üzerine bırakılan bir damla su hemen buharlaşır) bir kukari ve bir parça paçavra yardımıyla ateşin üzerinden alınır ve yana çekilir. Hazırlanan hamur sıcak olan pilekiye yerleştirilir ve çevirme ekmek yapılacaksa pileki paçavra ile diklendirilir, içindeki hamur elin ayasına alınarak pilekiye ters konur. Böylece yapışmayı önleyen un da görevini yapmıştır. Ateşteki közler ve küller kenera çekilerek pileki, alttan da kızmış olan ocak taşının üzerine sürülür ve üzeri bir sacla kapatılarak, sac üzerine hafif bir ateş yakılır. Artan küller ve közlerle plekinin çevresi çepeçevre sarılır. Böylece pilekide ki ekmek alttan, üstten ve yanlardan yavaş yavaş pişer. Üstten kızarmışsa pişmiş demektir. İyi bir usta, ateşi ustalıkla yakarak olduğu gibi bırakır ve ekmeğin pişip pişmediğini kontrol etmeye gerek görmez.
Sıcak ekmek tereyağı ve minci ile katık edilince bir hoş olur. Açlığı fevkalade giderir ve başka bir şey istemez.
 
📌Korkoto Çorbası:📌
 
 Malzemeler: İki su bardağı korkoto, bir su bardağı ayran, iki çorba kaşığı tereyağı.
Yapılışı: Önce korkoto suya atılır, ayran ve tuz katılır, tereyağı konup pişirilir. Günümüzde; salça tereyağında pişirilerek servis yapılırken çorbanın üzerine gezdirilmektedir.
 
📌Fasülye  ( Lobya ) Çorbası:📌
 
 Malzemeler: Üç su bardağı kuru fasulye, domates büyüklüğünde içyağı, iki baş orta boy soğan veya soğana karşılık pırasa yaprağı.
Yapılışı: Önce kuru fasülye suda pişirilir. Soğanlar veya pırasa yaprakları ayrı bir kapta pembeleşinceye kadar yağda kavrulur, fasülye, içyağı, tuz ve su ilave edilip pişinceye kadar yeniden kaynatılır. Kemik ilave edilirse daha lezzetli olur. Nane katılarak yenir.

 📌Pazı Tavalisi veya Pazı Kavurma:📌
 
 Malzemeler: Dört bağ pazı, üç baş soğan veya buna denk prasa, beş altı diş sarımsak, iki kaşık tereyağı
Yapılışı: Soğanlar halka halka doğranıp yağda kavrulur. Haşlanıp süzülen pazılar sıkılarak yağda kavrulmuş soğana ilave edilir. Ezilmiş sarımsak ve tuz konup 10-15 dakika kavrulur.
 
📌Turşu Kavurma veya Turşu Tavalisi:📌
 
Malzemeler: Bir kilo fasulye turşusu, üç baş soğan veya buna denk pırasa yaprağı, beş diş sarmısak, iki kaşık tereyağı veya buna denk zeytinyağı.
Yapılışı: Fasulye turşusu bir gün önceden suya konur, tuzu çıkartılır. Hiç su kalmayacak şekilde elle sıkılır.  Soğanlar, ay şeklinde bir tavaya doğranırlar ve zeytinyağı ile pembeleşinceye kadar kavrulurlar. Daha sonra hazırlanan turşu tavaya ilave edilir, ezilmiş sarımsak ve az bir miktar biber konarak 10-15 dakika kavrulur. Sıcak veya soğuk olarak yenebilir. Eskiden ilk yemek olarak ve mısır ekmeği ile birlikte yeniyordu. Bir lokma ekmek tavaya uzanıyor ve parmaklar yardımıyla bir tutam turşu alınıp ağza getiriliyordu. Günümüzde ise turşu kavurma, salata gibi sofraya konulmakta ve iştah açıcı olarak alınmaktadır.
 
📌Lahana Rohtikosu:📌
 
Lahana rohtikosu ayrı bir yemek olmayıp ezme lahanadan yapılan bir yiyecektir. Ezme lahanaya ufalanmış mısır ekmeği ve tereyağı katarak kaynatılır. Eğer kavurma konursa daha lezzetli olur.
 
📌Lahana Haşlaması:📌
 
Malzemeler: Altı bağ lahana, bir domates büyüklüğünde içyağı, bir kase fasulye, iki kaşık mısır unu, iki kaşık tereyağı, bir kiloya yakın kemik, bir miktar acı biber (Lav Biberi).
Yapılışı: Lahanalar önce yıkanıp temizlenir. Daha sonra elle bükülerek doğranır, fasulye ile beraber veya ayrı ayrı haşlanır ve süzülür. Lahana kaynatılıp süzülmese tadı acı olur. Kazana su koyarak bütün malzeme buna ilave edilir, tuzu biberi konur, yarım saat pişirilir.
 
📌Hamsi Çığırtası:📌
 
Malzemeler: Bir bağ pazı, bir bağ taze soğan veya buna denk yerli pırasa yaprağı, iki bardak ince mısır unu veya buna denk buğday unu da olabilir, bir tas tuzlu hamsi, bir yumurta büyüklüğünde içyağı, Kızartma için zeytinyağı yoksa tereyağı.
Yapılışı: Hamsiler önceden suya konarak ayıklanır, kılçıklarından temizlenir, hamsi, un, kıyılmış pazı, ile soğan içyağı ile karıştırılarak ekmek hamuru gibi hafifçe yoğrulur, tuzu kontrol edilir. Yumurta katılırsa daha iyi olur. Bir santim kalınlığında veya daha ince yayılarak tavada kızartılır. Çığırta hamuruna köfte biçimi verilerek kızartılabilir.
 
📌Pilekide veya Kiremitte Hamsi:📌
 
Yapılışı: Taze hamsi başları kesilerek temizlenir ve tuzlanır. Bir oluklu kiremit alınarak üzerine kumar yaprağı veya lahana yaprağı serilir. Temizlenmiş hamsi yaprağın üzerine dizilir, üzeri aynı tür yaprakla örtülür ve en üste bir oluklu kiremit daha konarak ocağa veya ateşe sürülür ve üzerine közler çekilerek pişirilir. Kiremit yerine pleki de kullanılabilir. Kiremite dizilen hamsiler plekiye dizilir, üzeri sacla örtülerek üzerine ateş yakılır ve pişirilir.
 
📌Pekmezli Kabak:📌
 
 Büyük pekmez tavasında pekmez yapılacak şıra saatlerce kaynatılır, bu haşlanarak şıra siner ve tatlanmaya başlar. Artık pekmez olması için yarım saat kadar bir zaman kalmıştır. İşte o zaman daha önce beyaz tatlı kabağından hazırlanmış olan kabak felileri ( uzunluğuna kesilmiş bir kabağın ikiye üçe ayrılmış parçaları) pekmez tavasına atılır. Kabaklar tatlılaşmakta olan şıra ile birlikte pişer, giderek kahverengi bir renk alarak tadlaşır. Uzun saplı bir süzgeçle pekmez tavasından toplanır. Sıcak veya soğuk olarak yenebilirler.
 
📌Pepeçura:📌
 
Malzemeler: Üç kilo siyah kokulu üzüm, bir su bardağı mısır unu, tuz az bir miktar buğday unu katılması iyi olur.
Yapılış: Üzümler ezilir, şırası alınır. Gerekirse üzümlerin posası az bir suda pişirilerek posada kalan özde alınmış olur. Bir kazana koyduğumuz ve kaynar hale getirdiğimiz üzüm suyuna un, yavaş yavaş yedirilir, gerekirse şeker ilave edilir. Muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişirilir. Sahanlara taslara konup soguk olarak ikram edilir. Birkaç gün hatta daha fazla bekletmek daha makbuldür. Küflenmeye başlamış olmak bekleme süresini belirler. Pepeçura, pekmez için hazırlanan şıradan bir miktar ayrılarak da yapılabilir

5 Aralık 2020

5 Aralık Dünya Türk Kahvesi Günü

 Dünya Türk Kahvesi Günü'nde Türk Kahvesi Hakkında İlginç Bilgiler

Kahvenin ilk olarak 9’uncu yüzyılda Etiyopyalı bir keçi çobanı tarafından bulunduğu tahmin ediliyor. O zamanlar Habeşistan olarak bilinen Etiyopya’nın Kaffa bölgesinde geçen hikayeye göre keçiler otlarken kendiliğinden büyümüş bir bitkinin meyvelerini yediklerinde her zamankinden daha enerjik ve hareketli oluyorlar. Bunu fark eden çoban Coffea adı verilen bu bitkide bir keramet olduğunu düşünüp kendi de denemeye karar veriyor. İnsanların kahve tüketimi ilk böyle başlıyor.

Türkiye kahve üretimi yapılan ülkelerden biri değil ancak Mersin’in Anamur ilçesinde bu yönde çalışmalar sürüyor.

Türk kahvesi bilinenin aksine özel bir kahve türü değil bir kahve pişirme tekniği. Peki Türk kahvesi tekniğinin özelliği ne? Türk kahvesi için güzelce kavrulmuş ve çok ince çekilmiş kahve bir cezvede pişiriliyor ve süzülmeden yani telvesiyle birlikte servis ediliyor. Telve süzmeye gerek kalmadan kendiliğinden fincanın dibine çöküyor.

Bir de köpük olayı var tabii… Türk kahvesinin köpüğü sadece sunumda bir şıklık yaratmıyor. Aynı zamanda kahvenin üzerinde bir tabaka oluşturarak kahvenin daha uzun süre soğumadan kalmasını sağlıyor. Yani ne kadar yoğun köpük o kadar sıcak kahve… Türk kahvesi fincanı da ince kenarlı ve küçük olduğundan kahve daha geç soğuyor.

3 Aralık 2020

3 Aralık Dünya Engelliler Günü

 


Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 15’i, yani 1 milyardan fazla kişi çeşitli yeti yitimi (Engellilik) durumuna sahiptir. Engellilik oldukça çeşitlilik göstermekte, nüfusun yaşlanması ve kronik hastalıklardaki artış nedeni ile engelli sayısı da artmaktadır.

Engelliliğin önlenmesinde, engellilere karşı gerekli tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin sunulmasında, bireylerin engellilikle ilgili farkındalığının artırılmasında ve engellilerin kendi haklarının bilincine varmasında, sağlık sektöründen, eğitim sektörüne kadar pek çok sektörün işbirliği içinde olması çok önemlidir.

1 Aralık 2020

Özge BEYAZ Webinarı

     
Yöremin Yemeği Annemin Emeği eTwinning Proje ortakları olarak Rize eTwinning İl Koordinatörü Özge BEYAZ'dan proje twinspacelerinin düzenleri hakkında ve aklımızdaki soruları sormak adına 30.11.2020 günü gerçekleştirildiğimiz webinarda hem projemizin gidişatını değerlendirdik hem de twinsapcemiz ile ilgili Rize eTwinning İl Koordinatörü Özge BEYAZ'dan tavsiyeler aldık.






24 Kasım 2020

18 Kasım 2020

Yöresel Tatlar Sanal Gezimiz Ortak Ürünü

YÖRESEL TATLAR SANAL GEZİSİ

     Twinspace forum kısmında NE NEREDE YENİLİR diye Nihal Kemer tarafından başlık açılmıştır tüm proje ortaklarına bildirilmiştir. Öğretmen ve öğrenciler bu başlık altına cevaplar yazmıştır.

      Ortak ürün olarak düşündüğümüz bu çalışmada öğretmenlerimiz,cevapları kendilerine verilen iller doğrultusunda  bir araya getirmişlerdir.

      Yöremizin güzel yemeklerinin isimleri ve fotoğrafları proje ortakları tarafından Nihal KEMER’e teslim edilmiştir.

       Son birleştirme Nihal KEMER tarafından Bolu’ da bir AVM’de çekilen YÖRESEL TATLAR fotoğrafları ile de uyumlu hale getirilmiştir.

     YÖRESEL TATLAR SANAL GEZİSİ’nin oluşturulabilmesi için ne nerede yenilir sorusuna gelen cevaplar ile ilgili görev dağılımı şu şekildedir.





15 Kasım 2020

Ekim Ayı Öğrenci Çalışmaları (Afişler)

'Yöremin Yemeği Annemin Emeği' eTwinning Projemiz tüm hızıyla devam ediyor.
Proje planımızda belirlenen Ekim Ayı Çalışmaları kapsamında, katılımcı okullarımızdaki öğrencilerimizin hazırladıkları afişleri Anmoto Video Hazırlama Web 2.0 aracı ile sizler için derledik. Emeklerinize Sağlık Gençler.


 

14 Kasım 2020

Proje Ekibimizi Avatarları İle Tanıyalım

 Rendereforest , Avatoon ve Mirror  Web 2 araçları kullanarak hazırladığım Proje Ekibimiz Tanıtım videosu.
Ekip arkadaşlarıma armağan olsun :))



11 Kasım 2020

Selma ATABEY ile Hikayesi Olan Yemekler Söyleşisi

 Yöremin Yemeği Annemin Emeği' eTwinning Projesi kapsamında, düzenlediğimiz son söyleşimizi Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Ortaca Meslek Yüksek Okulu Aşçılık Bölümü Öğretim Elemanı olan Selma ATABEY ile gerçekleştirdik.

      Söyleşide bizimle olduğu ve çorbadan şerbete, pilavdan helvaya, patlıcandan kahveye, turşudan aşureye birçok besinin hikayesini görsellerle renk katarak bizimle paylaştığı, yöresel yemekleri araştırırken yaşadığı anları anlattığı, öğrencilerimizin sorularını içtenlikle cevapladığı ve projemize gönülden destek verdiği için çok teşekkür ederiz.

Zaman ayırarak söyleşimize katılımlarıyla projemize destek veren;

Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı (YÜCİTA) Kurucusu Prof. Dr. Yavuz TEKELİOĞLU' na,

Mengen İlçe Milli Eğitim Müdürü Salih CELEPCİ'ye,

eTwinning İçerik Geliştirme Ekibinde görev alan Bahar TOPÇU ÇEBİ 'ye

Bolu İl Milli Eğitim Müdürlüğü eTwinning Sorumlusu Özlem AKGÜN'e

Rize İl Milli Eğitim Müdürlüğü eTwinning Sorumlusu Özge BEYAZ' a

Mengen Aşçılar MTAL Okul Müdürü Abdurrahman ELARSLAN'a

Akyazı Nilüfer Hatun MTAL Okul Müdürü Enver EKİCİ 'ye

Anamur Valide Sultan MTAL Okul Müdürü Yusuf TUĞRUL'a

Bolu Abant İzzet Baysal MTAL Alan Şefi Atilla DEMİRER'e

Projemize değer vererek katılım sağlayan misafirlerimize ve öğrencilerimize sonsuz teşekkürler...






Projemize Destek Verenler : eTwinning İçerik Geliştirme Ekip Üyesi Bahar Topçu ÇEBİ

 eTwinning İçerik Geliştirme Ekibinde yer alan Bahar TOPÇU ÇEBİ 'ye söyleşimizde misafirimiz olacağı için çok teşekkür ederiz...


Projemize Destek Verenler : YÜCİTA Kurucusu Prof. Dr. YAVUZ TEKELİOĞLU



         Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu Kimdir?

        Akdeniz Üniversitesinden 2009 yılında emekli olan “Tarım Ekonomisi ve Politikaları” olan Prof.Dr. Yavuz Tekelioğlu son 20 yıldır “Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler” konusunda çalışmakta olup bu alanda Fransa Montpellier Akdeniz Tarım Enstitüsü ile birlikte oluşturulan “Akdeniz Araştırma Ağı”nın Türkiye yürütücülüğünü yapmaktadır.

YUCİTA (Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı)

15 Ekim 2012 tarihinde Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu ve Prof. Dr. Selim Çağatay tarafından kurulmuştur.

    YÜCİTA gönüllülük esasına dayanan ve Türkiye’nin birçok bölgesinden, farklı kurum ve kuruluşlardan değişik kesim ve profillerde üyelerden oluşan bir araştırma ağıdır.

Bütün bu süreçler içerisinde YÜCİTA’nın amacı Türkiye’de yöresel ürünlerimizi koruyabilmek için ideal bir Coğrafi İşaretler sisteminin kurulabilmesi, yöresel ürünlere değer kazandırılarak sürdürülebilir kırsal kalkınmanın desteklenmesi ve kültürel ve biyolojik çeşitliliğin korunması konusunda çaba harcamaktır.

            Sayın Hocamıza;

Projemizde size ihtiyacımız var, öğrencilerimiz coğrafi işaretin ne olduğunu sizden dinlemeliler diyerek kendisini söyleşimize davet ettiğimde; “Harika bir proje gençlerimize her zaman ayıracak vaktim var ” diyerek teklifimizi geri çevirmeyip söyleşimizde bizimle olduğu için öğrencilerimiz ve öğretmen arkadaşlarım adına teşekkür ederim…



10 Kasım 2020

Projemizde Araştırmacı Bir Akademisyen İsim : Selma ATABEY

 Selma ATABEY Kimdir?

İstanbul’da beş yıl Anadolu Otelcilik lisesinde mutfak derslerine girdikten sonra

2004 yılında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Ortaca Meslek Yüksek Okulu Aşçılık Programında öğretim elemanı olarak göreve başlayan

3 arkadaşıyla birlikte yazdığı zeytin ve zeytinyağı kitabı 2018 yılında yılın basılı yayın oskarını alan.

 Turşu üzerine kitap yazan

 Şu an Girit mutfağı üzerine doktorasını yapan

 Muğla özelinde aromatik bitkiler ve pişirme teknikleri ile ilgili uluslararası kitap (Lambert Publishing) yazan

 Kültürümüzün yaşatılması ve gelecek nesillere taşınması için kayıt altına alınmasının önemine inanan,

 Yemeği paylaşmanın, derdi- tasayı, mutluluğu, sohbeti paylaşmak olduğunu söyleyen

 Yemeklerin hikayelerini akıcı bir dille anlatan

 Mutfağımızın kaynağı olan annelerimizi, annelerimizin bizlere öğrettiklerini önemseyen ve ön plana çıkartan bir proje de yer almaktan gurur duyuyorum diyerek proje ekibimizin yüreğine dokunan

 Gülümseyen yüzüyle, güzel sesiyle bugün bizimle olan.

Ortaca slow food convivium başkanı

Davetimizi geri çevirmeyerek projemize destek vermesi ve öğrencilerimi ile buluşması nedeniyle kendisine teşekkür ederiz. 

Mustafa Kemal Atatürk'ün Son İstediği Yemek


        Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım’da hayata gözlerini yummadan önce son olarak ne yediği kesin olmamakla birlikte son isteğinin Enginar olduğu konusunda bilgiler mevcuttur. Ancak İzmir’den gelmesi gereken enginarın yetişmemesi nedeni ile maalesef ki gerçekleşememiştir.

        SAYGI VE ÖZLEMLE..

5 Kasım 2020

Nevin HALICI ile Türk Mutfağının Orta Asya'dan Günümüze Gelişi

 'Yöremin Yemeği Annemin Emeği' eTwinning Projesi kapsamında, Dünya Rekortmeni Şef Mahmut DOLMACI ile gerçekleştirdiğimiz ilk söyleşimizin ardından, ikinci buluşmamızı Türk Mutfak Kültürü ve Yemekleri Araştırmacısı ve Kitap Yazarı olan Nevin HALICI ile gerçekleştirdik.

    Türk Mutfağının Orta Asya'dan gelişinden Mevlevi Mutfağına kadar öğrencilerimizin merak ettiği tüm soruları büyük sabırla cevapladığı ve projemize yönelik övgü dolu sözleri için Sayın Nevin HALICI'ya çok teşekkür ederiz.

     Ayrıca; projemizi merak edip söyleşimize katılmasıyla bizleri onurlandıran;

- eTwinning Ulusal Destek Servisi İletişim Sorumlusu Sayın Turan GÖRE'ye ;

- Mengen İlçe Milli Eğitim Müdürü Sayın Salih CELEPCİ'ye;

- Akyazı Nilüfer Hatun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Okul Müdürü Sayın Enver EKİCİ'ye ;

- 12 Kasım'da konuğumuz olarak bizlerle 3. kez buluşacak olan Yöresel Yemek Araştırmacısı Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Öğretim Görevlisi Sayın Selma ATABEY'e ;

- Projemize yine sınırsız teknik destek veren eTwinning Bolu İl Koordinatörü Sayın Özlem AKGÜN'e teşekkür ediyoruz.











Projemize Destek Verenler : eTwinning Ulusal Destek Servisi İletişim Sorumlusu Turan GÖRE

 eTwinning Ulusal Destek Servisi İletişim Sorumlusu Sayın Turan GÖRE'ye söyleşimize katılarak projemize destek vereceği için çok teşekkür ederiz.

4 Kasım 2020

Projemizde Türk Mutfağına Kendisini Adamış Bir İsim : NEVİN HALICI




 Nevin HALICI Kimdir?

Nevin Halıcı 1975 yılında öğretmen olarak çalışma hayatına, geleneksel Konya Yemekleri kitabıyla yemek yazarlığına başlayan.

Daha sonra Ege, Akdeniz, Karadeniz Güney Doğu Anadolu Bölgesi yemek kitaplarını hazırlayan çalışmalarına her zaman sessiz ve etkili bir şekilde devam eden

Unutulmaya yüz tutmuş yemekleri büyük bir titizlikle araştıran ve kaleme alan

Türk yemek kültürünün lokum ve kebap ile sınırlı olmadığını, Anadolu’nun daha gün yüzüne çıkmayı bekleyen birçok değeri olduğunu ve bu konuda bildiklerini dünyanın her yerinde paylaşan

Türk Mutfağı üzerine sayısız makale, röportaj, yazıları olan ama projemizden bahsettiğimde böyle bir proje üzerinde çalıştığımız için bize teşekkür edebilecek kadar çok ama çok mütevazi olan bu nedenle bizleri kendisine hayran bırakan

Benim için, bizler için, Türk Mutfağı için değeri biçilemez örnek insan.

Davetimizi geri çevirmeyerek projemize destek vermesi ve öğrencilerimi ile buluşması nedeniyle kendisine teşekkür ederiz.